Endüstri Konuşmaları #14 Esra Güzel ile Sinematek Günleri: Sektör Buluşmaları ve Beş Yıllık Yolculuğu

Esra Güzel Sinematek Günleri Sektör Buluşmaları etkinliği röportaj kapak fotoğrafı.

Sinema sektöründe kalıcı üretim alanları oluşturmak kadar, bu alanları yeni kuşak sinemacılar için erişilebilir hâle getirmek de büyük önem taşıyor. Sinematek iş birliğiyle bu yıl beşinci kez düzenlenen Sinematek Günleri Sektör Buluşmaları, söyleşilerden gösterimlere ve karşılaşma alanlarına uzanan programıyla bu ihtiyaca yanıt veren önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıktı. Beş yıllık yolculuğunda bağımsız sinemacılar ile sektör profesyonellerini aynı çatı altında buluşturan etkinliğin ardından, Esra Güzel ile Sinema Adası‘nın kuruluşunu, Sinematek Günleri Sektör Buluşmaları etkinliğinin ortaya çıkışını, bugün geldiği noktayı ve bağımsız sinemanın geleceğine dair hedeflerini konuştuk.

Çok teşekkür ediyoruz Esra, röportaj teklifimizi kabul ettiğin için. Öncelikle seni tanıyalım; Esra Güzel kimdir, neler yapıyor? Sonrasında Sinema Adası fikri nasıl ortaya çıktı, bu yolculuktan bahseder misin?

Ben teşekkür ederim. Kendimi kısaca bağımsız bir film yapımcısı, film dağıtımcısı ve etkinlik direktörü olarak özetleyebilirim. Sinema dünyasındaki yolumu kendim çizmeyi seven biriyim. Henüz 21 yaşındayken, sektördeki mevcut kalıplara ve tek tipleşmeye bir alternatif yaratmak adına Sinema Adası’nı kurdum. Kısa filmlerin ve belgesellerin hak ettiği küresel değeri görmesi için de Türkiye’de bu alandaki tek niş dağıtım şirketi olan Lands of  Cinema’yı hayata geçirdim.

Sinema Adası fikri aslında bir ihtiyaçtan doğdu. Sektöre adım atmak isteyen senarist, yönetmen, oyuncu ve yapımcıların karşılaştığı o görünmez duvarları yıkmak istedim. Onlara sadece eğitim değil, network ve üretim alanı sağladık. Bugün geriye baktığımda, o gün attığım temellerin ne kadar sağlam olduğunu ve ne kadar doğru bir refleksle hareket ettiğimi net bir şekilde görüyorum.

Esra Güzel, Sinematek Günleri: Sektör Buluşmaları etkinliği alanında.

“Sektörde herkes üretiyor ama kimse birbiriyle gerçekten konuşmuyordu.”

Tam bu noktada Sinematek Günleri Sektör Buluşmaları fikrinin çıkış noktası ne oldu? Sinematekle yollarınız nasıl kesişti?

Sektörde herkes üretiyor ama kimse birbiriyle gerçekten konuşmuyordu; büyük bir kopukluk vardı. Genç yeteneklerle usta isimleri hiyerarşiden arındırılmış, tamamen profesyonel ve yatay bir zeminde buluşturacak bir endüstri köprüsüne ihtiyaç olduğunu fark ettim.

    Sinematek/Sinema Evi ise sinema kültürünü koruyan duruşuyla bu vizyonu paylaşabileceğim en doğru partnerdi. Yollarımız, sinemaya bakış açımızdaki bu vizyoner ortaklık sayesinde çok doğal bir şekilde birleşti. Bizim saha enerjimiz ve bağımsız duruşumuzla Sinematek’in kurumsal hafızası bir araya gelince, ortaya Türkiye sinemasının en dinamik buluşma noktası çıktı.

    Bir şeye başlamak kadar onu sürdürülebilir kılmak da ayrı bir mesele. Bu noktada kutluyorum. Beşinci kez yapılmış olması sende nasıl bir his bırakıyor? Sinema Adası’nın bugün geldiği noktadan geriye dönüp düşündüğünde, ilk hayal ettiğin yerle bugün geldiğiniz nokta arasında nasıl bir fark görüyorsun?

    Teşekkürler. Bu topraklarda bir şeyi sürdürülebilir kılmanın zorluğunu herkes bilir; biz bunu 5 yıldır kesintisiz başarıyoruz. 21 yaşındaki Esra’nın o günkü kararlılığıyla, bugün Cannes, Berlin Film Festivali gibi dünya festivalleri ile ortak projeler yürüten bir yapının başındaki Esra’nın vizyonu aslında birbirini çok iyi tamamlıyor. Sinema Adası bugün ilk hayal ettiğim yerin çok daha ötesinde, kendi ayakları üzerinde duran ve sektöre yön veren devasa bir ekosistem.

      Nezaket Erden Sinematek Günleri: Sektör Buluşmaları etkinliğine konuşmacı olarak katıldı.

      “Çerçeveyi belirlerken tek bir kuralımız var: ‘Sektörün şu an gerçekten neye ihtiyacı var?’”

      Bu yılki hazırlık sürecinden bahsedecek olursak, yılın hangi zamanları başlıyor? Programı oluştururken nasıl bir çerçeveyle ilerliyorsunuz; söyleşi başlıklarını, içerikleri ve konuşmacıları belirlerken hangi kriterler belirleyici oluyor?

      Bizim için süreç aslında hiç bitmiyor, zira sinema yaşayan bir mekanizma. Ama mutfak çalışmasının tamamen hızlandığı dönem yılın ilk ayları diyebilirim. Bu tempoyu göğüsleyen, birbirinin dilinden çok iyi anlayan harika bir ekibim var. Genel koordinatörümüz Hüma Deniz Çahan, program koordinatörümüz Çağla Demirbaş ve saha koordinatörümüz Zeynep Köksalan ile birlikte aylarca süren çok sıkı bir planlama yapıyoruz.

        Çerçeveyi belirlerken tek bir kuralımız var: “Sektörün şu an gerçekten neye ihtiyacı var?” Sırf yapılmış olmak için yapılan paneller ve oturumlar bizim yapımıza uygun değil.

        Konuşulmayan krizleri, yeni üretim pratiklerini masaya yatırıyoruz. Konuşmacı kriterimiz de popülarite değil, sahadaki pratik tecrübesi ve bilgisini cömertçe paylaşabilecek vizyona sahip kişiler olması.

        Sinematek Günleri: Sektör Buluşmaları etkinliğinden anlar. Katılımcılar partnerler ve konuklar.

        Bu yılki Sinematek Günleri Sektör Buluşmaları etkinliğinde özellikle yapay zekâ, uluslararası ortak yapımlar ve sektör içi dayanışma gibi başlıklar dikkat çekti. Sizce bu yılın programı, Türkiye sinema sektörünün hangi dönüşümünü veya arayışını en görünür şekilde yansıttı?

        Bu yılın programı sektörün “artık eski yöntemlerle gemiyi yürütemeyeceğini” anladığı o kırılma noktasını yansıttı. Ekonomik krizler sinemacıları kaçınılmaz olarak uluslararası ortak yapımlara ve küresel fon arayışlarına yönlendiriyor. Yapay zekayı ise bir tehdit olarak görmek yerine, onu bir üretim aracına nasıl dönüştüreceğimizi tartıştık. Programımız; sektörün kabuk değiştirme arzusunu, teknolojik çağı yakalama çabasını ve ne olursa olsun kendi dayanışma ağını kurarak ayakta kalma kararlılığını gösterdi.

        Sektör buluşmaları etkinliğinde sohbet eden konuklar.

        Sinema Adası olarak farklı festivallerin kısa film seçkilerini izleyiciyle buluşturuyorsunuz. Geçtiğimiz yıl Berlin seçkisiyle, bu yıl ise Cannes Kısa Film Seçkisi ile izleyiciyi önemli festivallerden filmlerle buluşturdunuz. Bu seçkileri programa dahil ederken nelere dikkat ediyorsunuz? Uluslararası festivallerden gelen bu filmlerin Türkiye’deki izleyiciyle buluşmasının nasıl bir değer yarattığını düşünüyorsunuz?

        Sinemada yenilikçi dile ve güçlü hikâye anlatımına odaklanıyoruz. Cannes ya da Berlin gibi seçkileri buraya taşımak, yereldeki sinemacılara sunduğumuz bir vizyon ortaklığı.

        Türkiye’deki genç bir yönetmenin dünyadaki akranlarının ne yaptığını perdede görmesi, “Ben de bunu yapabilirim ve yapacağım” demesini sağlıyor. Bu buluşmalar yerel üretim reflekslerini uluslararası standartlara taşımak için harika bir katalizör görevi görüyor. Kısa filmin gücünü ve bağımsız yapısını herkese yeniden hatırlatıyoruz.

        “Genç bir yönetmenin ‘Ben de bunu yapabilirim’ demesini istiyoruz.”

        Yıllar içinde baktığında Sinematek Günleri Sektör Buluşmaları etkinliğinde en çok evrilen tarafı ne oldu? Network alanı meselesi son yıllarda daha görünür le geldi. Sektör Buluşmaları’nı sadece bir etkinlik değil, yeni karşılaşmalara ve bağlantılara alan açan bir buluşma noktası yapan şey sence nedir? Bu karşılaşmaların zaman içinde bir iş birliğine, projeye ya da Sinema Adası’nın bir parçası hâline gelen yeni hikâyelere dönüştüğü örnekler oldu mu?

        En çok evrilen şey, etkinliğin resmi bir platformdan çıkıp yaşayan, üreten organik bir kuluçka merkezine dönüşmesi oldu. Bizi farklı kılan şey o hiyerarşisiz, samimi atmosferimiz. Buraya gelen hiç kimse bir kartvizitin arkasına saklanmıyor. Genç bir sinemacı, kahve sırasında projesini bir yapımcıya doğrudan sunabiliyor.

        Buradaki karşılaşmalardan doğan, fon bulan, ortak yapımcısını yakalayan ve sonrasında dağıtımını üstlendiğimiz onlarca film var. Hatta etkinlikte tanışıp bugün Sinema Adası ekibinin bir parçası olan yol arkadaşlarımız mevcut. Sektör Buluşmaları sadece bir etkinlik değil, kendi sinema endüstrisini içeriden üreten canlı bir organizma.

        Sinematek Sinemaevi sponsorluğunda gerçekleşen etkinlikte söyleşiler gerçekleştirildi.

        Yoğun ve tempolu bir program vardı: söyleşiler, gösterimler, karşılaşma alanları… Katılımcı deneyimini kurarken sizin için öncelikli olan şey ne? İzleyicinin ya da katılımcının fark etmediği ama sizin çok önem verdiğiniz arka plandaki en büyük emek nedir?

        Katılımcının alana girdiği an hissettiği o konfor ve “doğru yerdeyim” duygusu bizim için öncelikli. Program ne kadar yoğun olursa olsun, o akışın içindeki ilham verici ruhu ve profesyonelliği korumak zorundayız.

        İzleyicinin fark etmediği ama bizim en çok mesai harcadığımız şey kesinlikle kusursuz bir kriz yönetimi ve zaman mühendisliği. Her şeyin saniyesi saniyesine, pürüzsüz işlemesi; konukların ağırlanmasından salonların lojistiğine kadar arka planda Hüma, Çağla ve Zeynep’in liderliğinde yürütülen devasa bir operasyonun eseri. Dışarıdan bakıldığında her şeyin bu kadar akıcı ve zahmetsiz görünmesi, aslında işimizi ne kadar profesyonelce yaptığımızın en büyük kanıtı.

        “İzleyicinin görmediği en büyük emek kusursuz kriz yönetimi ve zaman mühendisliği.”

        Sinematek Sinemaevi yönetmenlerin oyuncuların ve birçok sektör çalışanına ev sahipliği yaptı.

        Sinema dünyasında film kadar, o filmi izleyen kişiyle kurulan bağ da önemli oluyor. Sinema Adası’nın izleyiciyle ve sinema topluluğuyla kurduğu ilişkiyi nasıl tanımlarsın?

        Tamamen samimi, yatay ve birbirine güvenen bir ilişki. Biz omuz omuza, üreterek büyüdük. Biz sinemayı sadece izlenip tüketilen bir şey olarak görmüyoruz, o bizim yaşam pratiklerimizin kendisi. İzleyicilerimiz bizim ne kadar samimi ve net olduğumuzu biliyor, bu yüzden kurduğumuz bağ sarsılmaz.

        “Biz sinemayı sadece izlenip tüketilen bir şey olarak görmüyoruz; o bizim yaşam pratiklerimizin kendisi.”

        Etkinlik koordinatörü Hüma Deniz Çahan etkinlik alanında konuşma yapıyor.

        Beşinci yılını geride bırakan Sektör Buluşmaları’nın ardından, önümüzdeki yıllar için hayalini kurduğunuz bir sonraki adım ya da gelişim alanı var mı? Bugün ilk kez bu etkinliğe gelen genç bir sinemacının beş yıl sonra “iyi ki bu yolculuğun bir parçası olmuşum” demesi için ne yaratmak istiyorsunuz?

        Bir sonraki net hedefimiz, bu yapıyı uluslararası bir sektör buluşmaları ağına dönüştürmek. Sadece yerel ölçekte kalmayan, sınırları aşan, bölgedeki ve Avrupa’daki bağımsız sinemacıları, üreticileri ve küresel fonları doğrudan bu ağın içine çeken küresel bir ekosistem inşa etmek.

        Bugün kapıdan ilk kez giren genç bir sinemacının beş yıl sonra “İyi ki o gün oradaydım.” demesi için ona sadece ilham değil, projesini uluslararası arenaya taşıyabileceği somut bir zemin ve network sunmak istiyoruz.

        Tabii bu vizyonu paylaşan, bu yolda bize omuz veren sponsorlarımıza, destekçilerimize ve tüm iş birlikçilerimize de teşekkür etmek gerek. Sinemada sürdürülebilirliğin ve bağımsız duruşun arkasındaki en büyük güçlerden biri de bu ortak inanç

        Yayınlanma :

        Son Güncelleme :

        YAZAR

        Bir Cevap Yazın

        Sinefil Atak sitesinden daha fazla şey keşfedin

        Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

        Okumaya Devam Edin