Christopher Nolan’ın yeni filmi The Odyssey yalnızca ölçeğiyle değil, çekim süreciyle de yönetmenin kariyerindeki en büyük prodüksiyonlardan biri olmaya aday görünüyor. The Odyssey (2026) çekim yerleri bu haberle birlikte mercek altına alındı.
Homeros’un yaklaşık üç bin yıllık destanını beyaz perdeye taşıyan yapım, toplam altı farklı ülkede gerçekleştirilen çekimlerle hayata geçirildi. Nolan’ın gerçek mekân kullanma yaklaşımı bu projede de değişmedi; stüdyo ortamları yerine gerçek denizler, gerçek kıyılar ve gerçek coğrafyalar tercih edildi.

Fas: Truva’nın doğduğu yer
Prodüksiyonun ilk durağı Fas oldu.
Atlantik kıyısındaki Essaouira plajları, Truva Atı’nın karaya çıktığı ve Odysseus’un eve dönüş yolculuğuna başladığı sahneler için kullanıldı.
Ayrıca Atlas Dağları yakınlarındaki Aït Benhaddou, Truva şehrinin inşa edildiği ana lokasyonlardan biri oldu. Yapım ekibi burada yaklaşık 110 bin metrekarelik devasa bir set kurdu.

İtalya: Ithaca’nın evi
Sicilya yakınlarındaki Favignana Adası, Odysseus’un memleketi Ithaca’yı temsil etti.
Özellikle deniz seviyesinden yaklaşık 300 metre yüksekte bulunan Castello di Santa Caterina, Odysseus’un sarayı için tercih edildi.
Ancak kaleye ulaşımın zorluğu nedeniyle ekipmanların taşınması için helikopterler ve özel taşıma sistemleri kullanıldı.

Yunanistan: Cyclops’un mağarası
Odysseus’un tek gözlü dev Cyclops ile karşılaştığı sahneler için Yunanistan’ın Peloponez bölgesinde bulunan Nestor Mağarası kullanıldı.
Mitolojik geçmişiyle bilinen mağara, Antik Yunan anlatılarıyla olan bağlantısı nedeniyle özellikle tercih edildi.

İzlanda: Yeraltı dünyası
Filmin en sıra dışı lokasyonlarından biri ise İzlanda oldu.
Odysseus’un yeraltı dünyasına yaptığı yolculuk sahneleri, ülkenin sert doğa koşulları ve volkanik manzaraları arasında çekildi.
Christopher Nolan, Hades’in mümkün olduğunca uzak ve yabancı hissettirmesini istediğini belirtiyor.
İskoçya ve Amerika Birleşik Devletleri
Prodüksiyonun önemli bölümleri İskoçya’da gerçekleştirilen deniz çekimlerinde tamamlandı.
Bunun yanında bazı iç mekân sahneleri ve stüdyo çekimleri ise Amerika Birleşik Devletleri’nde inşa edilen setlerde gerçekleştirildi.
Christopher Nolan için yeni IMAX kamerası geliştirildi
Christopher Nolan’ın gerçeklik arayışı yalnızca çekim mekânlarında değil, kullandığı teknolojide de kendini gösteriyor. Yönetmen, The Odyssey (2026) ile birlikte sinema tarihinde ilk kez bir uzun metraj kurmaca filmi tamamen IMAX kameralarıyla çekti. Bu süreçte IMAX, Nolan’ın yıllardır gerçekleştirmek istediği bu proje için yeni nesil bir kamera sistemi geliştirdi.
Christopher Nolan neden gerçek mekânları tercih ediyor?
Christopher Nolan uzun yıllardır filmlerinde mümkün olduğunca gerçek mekânlar kullanmasıyla tanınıyor.
The Dark Knight üçlemesinden Interstellar ve Oppenheimer‘a kadar birçok yapımda dijital ortamlar yerine fiziksel setleri tercih eden yönetmen, The Odyssey ile bu yaklaşımını daha da ileri taşıdı.
Fas’tan İzlanda’ya uzanan bu prodüksiyon, yalnızca bir çekim süreci değil; aynı zamanda Homeros’un destanındaki yolculuğun gerçek dünyadaki karşılığı hâline geldi.


Bir Cevap Yazın