,

2025’te Hak Ettiği Değeri Görmeyen 5 Film

2025 yılında hak ettiği değeri görmeyen beş filmden sahnelerin yer aldığı film kolajı

2025 yılında zaman zaman iyi filmler izlesek de, genel hatlarıyla seyirciyi çok da mutlu etmeyen bir yılın içindeydik. Özellikle üç büyük festivalden gelen filmlerin övüldüğü kadar sarsıcı filmler olmadığına şahit olduk.

Bu sebeple sürprizlere açık bir yılın içindeydik ve az kişiye ulaşan ya da hakkı teslim edilmeyen beş filmi sizler için derledik.

The Presidents Cake Filminden bir sahne
Fotoğraf: IMDb

1. The President’s Cake(2025)

Cannes Film Festivali’nde Altın Kamera ödülüyle dönen The President’s Cake, İran filmlerini hatırlatan senaryosunu, kusursuz bir sinematografiyle seyircisine sunuyor. Başrolündeki iki çocuk karakterin peşinden yollarda bir oradan bir oraya sürüklenirken; yozlaşmış Saddam rejiminin yıkımına az kala insanların düştüğü zor durumlar harika bir anlatıyla tasvir ediliyor. Irak’tan çıkan bu cevher 2025 yılının en iyi filmlerinden biri olmasına rağmen, ülkemizde muhtemelen 2026 yılında vizyona girebilir.

Father filminde ana karakterin duygusal durumunu yansıtan sahne
Fotoğraf: IMDb

2 – Father (2025)

Bir trajedinin tahlilini durumun içinden gelgitlerle ve akıl sağlığını yitirmenin sınırından anlatan Father (Otec), bir yandan gerilim düzeyini yüksek tutmayı  başarırken, bir yandan da canlı ve hareketli görselleriyle seyirciyi filme bağlıyordu.

Filmdeki kusursuz iyi oyunculuklar sayesinde yaşanan travmaların seyirciye geçirmekte hiç sorun yaşamayan bir filmle karşılaşıyorduk. Atmosfer kurmadaki becerisi sayesinde son derece yıkıcı bir film ortaya çıkartılmış. Bu yılın belki de en dikkat çeken filmlerinden birine imza atılmış. Ama çok az seyirciye ulaşacak olması üzücü denilebilir.

The Match filminden karakterler arası gerilimi öne çıkaran sahne
Fotoğraf: IMDb

3. The Match (2025)

Kim Hyung-joo’nun yönetmenliğinde başrolde ünlü Güney Koreli oyuncu Lee Byung-hun’un varlığıyla dikkat çeken The Match, GO üzerine yapılmış en iyi film olabilir. Çaylaktan ustalık dönemine geçişi ve bu sporun Güney Kore’de nasıl geliştiğini ve popüler hale geldiğini anlatan yapım; nesilden nesile geçen sunumu ve sporcular arasındaki gerilim başarılı bir şekilde yansıtıyordu. Karakterlerin arasındaki centilmenlik ve rekabetin gerilimiyle yaşanan çekişme filmin dinamik kalmasını sağlıyordu. Bu yılın az duyulan başka bir filmiydi.

Lurker filminde atmosferi belirleyen karanlık ve huzursuz edici sahne
Fotoğraf: IMDb

4. Lurker (2025)

Genç bir yönetmen olan Alex Russell’dan çıkan bu film, kitlesel hayranlık kavramını kendi içinde eleştiriyordu. Linç kültürü ve sosyal medyanın insanlar üzerindeki etkisi üzerine önemli sözler söylerken, başrol için yarattığı anti kahraman gerçekten de “gerçek” olabileceği için ürkütücüydü. Özellikle yeni nesillerin kırılgan yapısını çıplak bir şekilde sunması ve ilgi ile popülerliğin etik değerlerin önüne geçtiği bir dünyada sanatçı olmanın gerilimini seyirciye yansıtması açısından heyecan verici bir filmdi. Ancak nedense film çok fazla ses getiremedi. Halbuki övgüleri hak eden bir filmdi.

Winter in Sokcho filminde mekân ve karakter ilişkisini öne çıkaran sahne
Fotoğraf : IMDb

5. Winter in Sokcho (2024)

2024 yapımı olan bu filmi 2025 yılında izleme şansına eriştik. MUBİ’de gösterilen yapım, soğuğun ortasında rutinin esiri olmuş insanları şiirsel bir üslupla anlatırken; çizgiler üzerinden kendine has bir anlatım dili yakalıyordu. Hayatında baba yoksunluğu çeken genç bir kadın ve şehre gelen bir yabancının sessiz ama derinden tanımlamayan bağı, seyirciyi etkisine alıp kalpleri çalmayı başarıyordu. Winter in Sokcho yalnızlığa adanmış bir beste gibi ruha dokunan yapısıyla bu yılın en hak ettiği değeri görmeyen filmlerinden biriydi diyebiliriz.

Yayınlanma :

Son Güncelleme :

YAZAR

Bir Cevap Yazın

Sinefil Atak sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin