5-7 Haziran 2026 tarihlerinde Çeşme’de tamamlanan Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nde, özenle hazırlanan seçkinin ödülleri Senaryo, Klazomenai Belgesel Film ve Klazomenai Kurmaca Kısa Film kategorilerinde sahiplerini buldu.
Senaryo Kategorisi Juri Özel Ödülü “Data Normal” ile İrem Yurtseven, birincilik ödülü ise “The Cold Delights of Warm İzmir” ile Zeynep Gizem Uysal’a takdim edildi.
Klazomenai Belgesel Film Juri Özel Ödülünü “The Table” ile Tolga Tatlı, birincilik ödülünü ise Şenol Çöm imzalı “Journey of Snail” aldı. Klazomenai Kurmaca Kısa Film kategorisinde ise İran yapımı “3.400KG” jüri özel ödülünün, Fransız yapımı “Clac!” ise birincilik ödülünün sahibi oldu.
Her biri farklı bir dünyanın kapısını aralayan bu filmler, küçük görünen hikâyelerden yola çıkarak daha büyük meselelere dokunuyordu. Hafıza, emek, aile bağları ve toplumsal eşitsizlikler, festivalin ödüllü yapımlarında farklı biçimlerde karşımıza çıktı. Şimdi festivalden ödülle dönen bu filmlerden bazılarına daha yakından bakma zamanı.

Journey of Snail (2015)
Yönetmen: Şenol Çöm
Journey of Snail, bir salyangozun yolculuğunu takip ederken aslında bir ürünün değil, ona dokunan hayatların izini sürüyor. Bolu’nun kırsalında doğanın içinden toplanan salyangoz, yol boyunca anlam değiştiriyor; bir elde geçim derdi, başka bir elde ticaret, bir sofrada ise keyifli bir akşamın parçasına dönüşüyor. Film, aynı hikâyenin farklı insanlar tarafından bambaşka şekillerde hatırlandığını gösteriyor.
En etkileyici tarafı ise salyangozun kendisini neredeyse görünmez kılması. Kadraj ilerledikçe merkezde bir canlıdan çok, ona yüklenen değerler kalıyor. Birinin gün boyu peşinden koştuğu şey, bir başkasının birkaç dakikada tükettiği bir deneyime dönüşüyor.
Perde kapandığında, salyangoz sofraya ulaşırken içine karıştığı hayatları ve taşıdığı hikâyeleri de beraberinde taşıyordu.

Clac! (2017)
Yönetmen: Fabien Ara
Clac! bir akşam yemeği sırasında annenin intihar edeceğini açıklamasıyla başlayan hikâyesinde, aynı masaya oturmuş yabancıların birbirlerini yeniden hatırlama çabasını anlatıyor. Alzheimer teşhisinin gölgesinde başlayan sohbet, zamanla ölümden çok hafıza ve aile bağları üzerine düşünmeye açılıyor. Masadaki herkes görünürde aynı hayatın parçası olsa da yıllar içinde birbirlerinin hikâyelerine uzak düşmüş insanlar gibi duruyor.
Film ilerledikçe, unutmanın yalnızca bir hastalığın sonucu olmadığı hissi beliriyor. Annenin beklenmedik açıklaması, uzun zamandır konuşulmayan duyguları ve bastırılmış kırgınlıkları gün yüzüne çıkarırken, dağılmış görünen aileyi kısa süreliğine de olsa yeniden aynı noktada buluşturuyor.
Yönetmen, hafızanın kaybını anlatırken asıl unutmanın bazen aynı masada oturan insanlar arasında başladığını hatırlatıyor; kara mizah ve hüznü aynı sofrada buluşturan incelikli bir hikâye kuruyor.

3.400 KG (2023)
Yönetmen: Atefeh Nafari, Samira Mokhtari
3.400 KG, mide küçültme ameliyatı olabilmek için sigorta şirketinin koyduğu kilo şartını tamamlamaya çalışan bir kadının hikâyesinden yola çıkarak, sağlık hizmetlerine erişimin koşullara bağlandığı bir sistemin çıkmazlarını görünür kılıyor.
Film, yeme eylemini bireysel bir tercih ya da bağımlılık olarak ele almanın dışında; onu ekonomik ve bürokratik kararların şekillendirdiği bir hayatta kalma meselesine dönüştürüyor. Kahraman, sağlığına kavuşabilmek için önce daha da sağlıksız olmak zorunda bırakılırken, beden giderek bir insanın değil, rakamların ve prosedürlerin konusu haline geliyor. Sağlık, bir hak olmaktan çıkıp ulaşılması gereken bir koşula dönüşüyor.
3.400 KG, bedenin rakamlara indirgendiği bir dünyanın absürtlüğünü görünür kılarken, insan hayatının bürokratik hesaplar arasında nasıl sıkışabildiğini hatırlatan güçlü bir kısa film. En etkileyici tarafı ise filmin bu trajik durumu abartılı bir dram yerine sade ve ironik bir dille ele alması.
Journey of Snail, Clac! ve 3.400 KG, birbirinden farklı coğrafyalardan ve hikâyelerden yola çıksalar da insan hayatına dair ortak sorular soruyor. Bir sofranın etrafında şekillenen emek, hafıza, aile ve hayatta kalma mücadeleleri, festivalin ödüllü filmlerinde farklı biçimlerde karşılık buluyor.
Bu üç yapım, gastronominin yalnızca yemekle değil, onu çevreleyen insan hikâyeleriyle de anlam kazandığını hatırlatıyor.
Festival seçkisi ve festivalle ilgili daha fazla bilgiye festivalin resmi internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden ulaşabilirsiniz.


Bir Cevap Yazın