Bozkır (2019) ile sinemamızda taşra anlatılarına ve kolektif suçluluk duygusuna temkinli bir bakış sunan Ali Özel, 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması seçkisinde yer alan filmi Beklenti ile coğrafya ve insan ilişkisini sorgulamaya devam ediyor. Film, ilk bakışta yerli sinemanın sıklıkla beslendiği klasik taşra muhafazakârlığı üzerine kurulmuş görünse de hikâyeyi besleyen alt temalar ve Beklenti filmini türdeşlerinden belirgin biçimde ayırmakta. Yönetmen, taşra adaleti, kırılgan erkeklik kodları, ataerkil aile yapısı ve toplumsal baskı gibi katmanlı yapıları bir eleştiri evreniyle derinleştiriyor. Beklenti temelde Anadolu köyüne atanan kadın bir doktorun ölü bulunmasıyla şekillenen adli soruşturması etrafında örülüyor. Köye gelen savcı ile babasını ziyarete gelen şehirli avukat Enver üzerinden gelişen süreç, kolektif bir suçluluk dramına dönüşüyor. Şüphelilerin merkezindeki Celil etrafında örülen suçlama politikası öldürülen kadın doktor ile Celil arasındaki gizemli iletişimi taşranın muhafazakâr adalet sistemiyle sorgulamaya başlıyor.
Bu noktada filmin öne çıkan başarılarından biri, erkeklik rollerinin ve kırılganlığının sosyolojik arka planını ele alış biçimi. Doktor cinayeti ve Celil’in gözaltına alınması, köydeki güç dengelerini, yaşlılar heyetinin otoritesini ve aile içi bağları sarsar. Beklenti, cinayet soruşturmasıyla yola çıkarak kutsal babalık mitini ve taşrada erkek olma zorunluluğunu sorgulayan politik bir okumaya kapı aralıyor. Evlilik ve neslin devamı üzerinden kurulan ataerkil dayatmalar, taşranın muhafazakâr yapısında bireyi boğan bir norm olarak işleniyor. Film, toplumsal cinsiyet rollerinin yalnızca kadınlar üzerinden ele alınmasını da ayrıca sorguluyor diyebilirim. Özellikle bu sistemin üremeye, çocuk yapmaya zorlanan erkekler üzerindeki yıkıcı etkisini de cüretkâr bir dille teşhis ettiğini belirtelim.
Beklenti filminde toplumsal talepleri karşılayamama hâlini kadın üzerinden işleyen muhafazakâr anlatı ters yüz edilmeye çalışılmış. Filmi özgün kılan temel farklılıklardan biri de bu. Keza erkeğin kırılganlığı ve yetersizliği beklentileri tersine çevirir. Böylelikle sinemamızda sıkça rastlanan ötekileştirilmiş kadın figürü kalıpları kırılarak, krizin merkezine erkekler konumlandırılır.
Ali Özel, Beklenti ile yetkeci bir olay örgüsü vadetmek yerine; taşranın durağan ve eril yapısı içerisinde aidiyet, erkeklik, üreme baskısı ve adalet kavramlarını tartışmaya açıyor. Film, Altın Koza seçkisinin öne çıkan yapımlarından biri olarak yönetmenin hanesine ekleniyor. Sonuç olarak Beklenti, birbirinin aynısı olmaya başlayan taşra anlatılarına yeni bir bakış kazandırması açısından oldukça değerli bir filme imza atmış.


Bir Cevap Yazın