, , ,

Ölü Köpekler Isırmaz: Çöpün Ayrıştırıcı Dünyası İnceleme

Ölü Köpekler Isırmaz Çöplükte İsmet karakteri ön plana çıkıyor.

45. İstanbul Film Festivali’nde izlemeyi merakla beklediğim, Nuri Cihan Özdoğan’ın yazıp yönettiği Altın Lale Yarışması finalisti Ölü Köpekler Isırmaz’ı sonunda izledim.

Nuri Cihan Özdoğan’ı ve sinemasını Aynı Gecenin Lacivert’i kısa filmiyle 2021 yılında İzmir Kısa Film Festivali’nde tanımıştım.

Kısa filmlerinde izini sürdüğü, Adana’nın acılı şalgamı ve kebabıyla harman olan suç ve aksiyon evrenindeki karakterlerini bu filmde bir adım daha ileri taşıyor.

Üstelik bu kez, yalnızca izlediğimiz değil, seyirciye dost olabilecek samimiyette yaratılmış güçlü karakterler izliyoruz.

Karakterlerin iyi yazılmasının yanı sıra Kemal Burak Alper ve Burak Can Doğan’ın etkileyici performansları da öne çıkıyor. Böylece filmin dünyası daha gerçekçi ve samimi bir hâl alıyor.

İsmet ve Dogo

Hikâye, yasa dışı yollarla ithal edilen çöpleri doğaya bırakmakla görevlendirilen iki yakın arkadaşın etrafında şekilleniyor. 

Organize suç dünyasının kıyısında tutunmaya çalışan bu iki karakter, bir yandan sistem içinde yükselme hayalleri kuruyor.
Diğer yandan, içine girdikleri karanlığın yarattığı paranoya aralarındaki güveni yavaş yavaş aşındırıyor.

Film, ihanet ve sadakat arasındaki ince çizgiyi, ahlakın giderek silikleştiği bir suç dünyasında, hayatta kalma dürtüsü üzerinden sert ve sahici bir biçimde görünür kılıyor.

İsmet’in kırılgan ama hırslı dünyası, Dogo’nun güçlü ama bencil ve paranoyak dünyasıyla kesişiyor. Her iki karakteri de iyi ya da kötü olarak konumlandırmak mümkün değil. İkisinin de yaptıkları için kendince haklı nedenleri var.

Çöplükte İsmet ve Dogo uzanarak denizi seyrederek hayal kuruyorlar.

İyinin ve Kötünün Ötesinde Bir Yer: Çöplük

Kişisel hırsların, arzuların ve menfaat çukurunun dibini görüyoruz çöplükte. Nuri Cihan’ın film sonrası söyleşide bahsediyor.

“Bir ayakkabı uğruna birbirini öldüren insanların yaşadığı bir yer çöplük.”

Film, çöplüğün doğasında bulunan bu karanlığı görünür kılmak için görkemli bir dram kuruyor. Böylece bunu bir savaş anlatısına dönüştürüyor.

Bu savaş, çöplüğün ve çöp ithalatının kontrolünü ele geçirmek isteyen çeteler arasında geçiyor.

İnsanları gözünü kırpmadan öldüren, ölü bedenleri çöplerle birlikte yok eden, sert ve karanlık bir dünya kuruyor Ölü Köpekler Isırmaz.

Argo tabirle herkesin köpekleştiği bir çöplükte, ısırılma korkusuyla birbirini paranoyakça yok eden insanların dünyası burası.

İsmet karakterinin doğum günü kutlanıyor. Sürpriz partide dans ve karaoke sahnesi

İsmet: Var Olmanın Dayanılmaz Ağırlığı

İsmet, namı diğer Tazı lakabını filmin başındaki kovalama sahnesinde ispatlıyor. Hızlı ama çelimsiz bir karakter. Düşmanını yakalayacak kadar hızlı, ama devamını getiremeyecek kadar kırılgan.

Film boyunca İsmet’in iç dünyasına tanık oluyoruz. Her şeyi elde etme arzusuyla yanıp tutuşurken, buna tek başına yetemeyeceğinin farkında. Bu yüzden hayatta var olabilmek için Dogo’ya ihtiyaç duyuyor.

Hayattaki tek varlığı annesi olan İsmet, onu kaybettikten sonra cenin pozisyonuna geçerek tam karşısına yere uzanıyor. Belki de o an annesinin karnına geri dönerek hiç var olmamayı arzuluyor.

Bu sahne, o anki var oluşun ağırlığını sözlere ihtiyaç duymadan anlatıyor.

Hayatta bazen insan geleceğe dair bir şeylerin var olmasını değil, hiç var olmamış olmayı diler.

Nuri Cihan Özdoğan tam olarak böyle bir anın fotoğrafını çekiyor.

İsmet ve Dogo Ölü Köpekler Isırmaz filminde çöplük sahnesinde sohbet ediyorlar.

Dogo: Yalnızlık ve Paranoya

Dogo’nun geçmişi, ailesi ya da duygusal dünyası hakkında İsmet kadar bilgiye sahip değiliz. Gizli toplantılarda neler konuştuğunu bilmiyoruz. İsmet’e ihanet edip etmediğini de.

Dogo’yu yalnızca eylemleri üzerinden tanıyoruz. Var olmak için sergilediği kötücül davranışlara tanık oluyoruz.

Bu yüzden ona “kötü” demek yeterli değil.

Daha çok, kendine sadık kalacak ve hayatına tanıklık edecek tek bir kişiye ihtiyaç duyan; ama bunu sürdüremeyen, yalnız ve derin bir güvensizlik içinde yaşayan bir karakter görüyoruz.

Film, iki karakterin içine battıkları karanlığın dostluklarını nasıl parçaladığını gösteriyor.

Finalde ise izleyiciyi hazırladığı dramatik son ve cevapsız sorularla baş başa bırakıyor.

Köpekler film boyunca kimseyi ısırmaması için birer birer öldürülüyor.

Kişisel Bir Not

Nuri Cihan Özdoğan’ı uzun süredir takip ediyorum. Aynı Gecenin Lacivert’i ile başlayan tanışıklığımız, bu ilk uzun metrajla birlikte yönetmenin yolculuğunun belirgin bir ivme kazandığını görmek açısından ayrıca heyecan verici.

Seyhan’ın kıyısından beslenen bu sinemanın, önümüzdeki dönemde nereye evrileceğini merakla bekliyorum. Nehirler durmaz derler.

Yayınlanma :

Son Güncelleme :

YAZAR

Bir Cevap Yazın

Sinefil Atak sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin