Burak Çevik’in kısa filmi “İki Laborantın Yorgun Saatleri” (The Weary Hours of Two Lab Assistants), Fransa’da düzenlenen belgesel film festivali Cinéma du Réel’in ana yarışmasında yer alıyor. Film, 21–28 Mart 2026 tarihleri arasında Paris’te gerçekleşecek 48. festivalde Fransa prömiyerini yapacak.

Film dünya prömiyerini ise 19 Şubat 2026’da 76. Berlin Film Festivali kapsamında, sinemanın sınırlarını genişleten Forum Expanded bölümünde gerçekleştirecek. Böylece yapım, Berlin’den sonra Paris’te izleyiciyle buluşacak.
Berlin’den Paris’e
Cinéma du Réel, güncel belgesel üretim ile sinema tarihini birlikte ele alıyor. Bu nedenle festival ana yarışmasında yer almak, filmin uluslararası dolaşımını güçlendiriyor.
Burak Çevik festivalde yalnızca yönetmen olarak yer almıyor. Ayrıca yapımcılığını üstlendiği Sanaz Sohrabi imzalı “An Incomplete Calendar” yarışma bölümünde gösterilecek.
Bunun yanında Çevik’in ortak yapımcısı olduğu Dilşad Aladağ’ın yöneteceği “Ağır Ağır Giden Eller” projesi, İstanbul Film Festivali kapsamındaki Köprüde Buluşmalar Film Geliştirme Platformu’nda 103 başvuru arasından ilk 9’a girdi.
16mm Tercihi ve Teknik Ekip
22 dakikalık film, Türkiye-Almanya-Birleşik Krallık-Hırvatistan ortak yapımı olarak tamamlandı. Burak Çevik filmi 16mm pelikül formatında çekti ve bu tercih filmin görsel dokusunu belirledi.
Görüntü yönetmeni Gregory Oke, 2023 yapımı “Güneş Sonrası” (Aftersun) ile dikkat çekti. Sanat yönetmeni Dilşad Aladağ görsel dünyayı tasarladı. Nadia Khairat Gómez renk tasarımını üstlendi. Berlin merkezli besteci Zeynep Toraman ise filmin müziklerini besteledi. Ayrıca oyuncu kadrosunda Nalan Kuruçim, Bahar Çevik ve Didar Püren Erbek yer alıyor.
Film Ne Anlatıyor?
“İki Laborantın Yorgun Saatleri”, gece vardiyasında çalışan iki laboratuvar görevlisini izliyor. Karakterler bilinmeyen bir maddeyi inceliyor ve bilimsel prosedürleri takip ediyor. Ancak yorgunluk arttıkça atmosfer değişiyor.
Bu noktada kahve fincanından bakılan gelecek, rasyonel bakış ile sezgisel algı arasındaki sınırı görünür kılıyor. Böylece film, bilim ile sezgi arasındaki gerilimi merkezine yerleştiriyor.

Kaynak – zu PR


Bir yanıt yazın