Filmleri hikâyesi, oyunculukları ve sinema dili; görüntü, kurgu ve yönetmenlik tercihleri üzerinden ele aldığımız değerlendirmeler.

İstanbul Film Festivali’nde gösterilen “İsimsiz Eserler Mezarlığı”, idealist fotoğrafçı Aslı’nın ekonomik zorluklarla mücadele ederek sanat üretmeye çalışmasını anlatır. Film, sanatçının içsel ölümü ve toplumsal-politik baskıları…

İlker Çatak’a Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü getiren Sarı Zarflar (2026) üzerine İrem Yavuzer’in incelemesi Sinefil Atak’ta.

Christopher Nolan’ın 2002 yapımı Insomnia filmi, uykusuzluk ve vicdan çatışması üzerinden modern insanın dikkat krizini anlatıyor. Bu inceleme, filmi psikolojik ve etik boyutlarıyla ele alıyor.

Chloé Zhao imzalı Hamnet filmi üzerine bir inceleme: Shakespeare’in gölgesinde Agnes Hathaway’in sessiz yasına ve kaybın taşınma biçimine derin bir bakış.

Levan Akın’ın 2024 çıkışlı “Geçiş” filmi, İstanbul’da kesişen üç karakterin, özellikle teyze-yeğen ilişkisinin derinliğini, trans birey Evrim’in hikâyesiyle harmanlayarak, toplumsal çatışmalara odaklanıyor.

Coğrafyanın kader olduğuna yönelik sorgulama uzun süredir popüler kültürün tartıştığı bir yaklaşım olarak dikkat çekmektedir.

Tüm filmlerde ayrılmaz unsurlar tam nasıl başladığı bilinmeyen ama bir tür kaçınılmazlık sonucu olan felaket, kurtarılması gereken çocuklar (hatta yetimler), kurtarıcı ve özeleştirel intelijensiya tipi…